Deli Deli Olma Fragmanlar

yazarı: ctiy |kategorisi: Vizyonda bu hafta |Tarihi: 10/4/2009

HTML clipboard Vizyonda bu hafta

Vahşet Partisi

yazarı: ctiy |kategorisi: Vizyonda bu hafta |Tarihi: 10/4/2009

HTML clipboard HTML clipboard


''Vahşet Partisi  - All the Boys Love Mandy Lane'' adlı film, gösterime girmeye hazırlanıyor. Romantik/gerilim/korku türündeki filmin yönetmenliğini Jonathan Levine üstleniyor. Senaryosunu Jacob Forman'ın kaleme aldığı filmin görüntü yönetmeni Darren Genet. Müziklerini Mark Schulz'un hazırladığı filmde, Amber Heard, Anson Mount, Whitney Able, Michael Welch ve Edwin Hodge rol alıyor. 

Filmin konusu kısaca şöyle:

Mandy Lane, Teksas'ta yaşayan, okuduğu lisenin en popüler kızıdır. Bütün erkekler henüz kimseyle birlikte olmamış Mandy ile beraber olabilmek için yarış halindedirler. Red, bu amacını gerçekleştirmek için Mandy'yi ve arkadaş grubunu her şeyden uzaktaki çiftliklerinde yapacağı partiye davet eder. Gece ilerledikçe alkol ve uyuşturucunun etkisiyle erkekler kontrolden çıkınca işler çirkinleşir. Reddettiği erkeklerden biri bunu gururuna yediremeyince Mandy'nin yapabileceği tek şey kalır, o da canını kurtarmak için kaçmaktır. Vizyonda bu hafta

Hızlı ve Öfkeli 4 izle

yazarı: ctiy |kategorisi: Vizyonda bu hafta |Tarihi: 9/4/2009

HTML clipboard

 

2 Kısım

3 Kısım

Vizyonda bu hafta

HAFTANIN FİLMLERİ 4 FiLiMi

yazarı: ctiy |kategorisi: Vizyonda bu hafta |Tarihi: 7/4/2009

Bugün 4 yeni film birden gösterime giriyor. Edebiyat tarihinin sıradışı şairi Sylvia Plath'ın yaşamı ve kocası Ted Hughes ile olan fırtınalı ilişkisini konu alan, yönetmenliğini Christine Jeffs'in yaptığı 'Sylvia' da bunlardan biri...



 

 

Filmde, Sylvia Plath'ı, Gwyneth Paltrow canlandırıyor. Filmin sürprizi ise Paltrow'un, bir dönemin ünlü yıldızlarından olan annesi Blythe Danner ile birlikte kamera karşısına geçmesi. Danner, Plath'ın annesi Aurelia rolünde. Plath'ın eşi Ted Hughes rolünde Daniel Craig, sevgilisi Assia Wevill rolünde Cehennemin Anatomisi'nde de izlediğimiz Amira Cassar var.

FİLMİN KONUSU

Sylvia, 20. yüzyılın en büyük şairleri Sylvia Plath ile Ted Hughes arasındaki tutkulu ama bir o kadar da trajedi yüklü ilişkiyi anlatıyor.
Film, Cambridge'de öğrenciyken başlayan ilişkilerini evliliklerinde de izliyor ve ilişkinin içindeki acı, sadakatsizlik ve hatta şiddet unsurlarını da ekranlara taşıyor. Birkaç ay gibi kısa bir sürede gerçekleşen olaylar hem Sylvia Plath'in yazdığı şiirlerle meşhur olmasına hem de akıl sağlığının zedelenmesine yol açıyor. Bunun sonucunda da otuz yaşındaki şair, yaşamına kendi elleriyle son veriyor.

 


 

 

'Bütün zamanların en iyi senaryo yazarı' olarak nitelendirilen Wİlliam Shakespeare'in defalarca sahnelenip beyazperdeye de uyarlanan Romeo ve Juliette'inin öyküsünü hatırlatıyor Karim Dridi'nin yönettiği Öfke (Fureur) adlı film. Çıkarları ters düşen iki aile ve onların birbirlerine deli gibi aşık olan çocukları. Başrollerde Samuel Le Bihan ile Nan Yu var.


FİLMİN KONUSU

Tran ailesi, 20 yıl önce Vietnam'dan göç edip Fransa'ya yerleşmiştir. Ramirezler ise iç savaş sırasında ülkelerini terkedip Fransa'ya gelen İspanyol kökenli bir ailedir. Tranlar'ın kızı ile Ramirezler'in oğlu birbirlerine delice aşıktır. Ancak ailelerinin çıkarları ve mensubu oldukları cemaatlerin öfkesi onların biraraya gelmesini engellemek için çalışmaktadır adeta.

 


 

 

Flash Dance ve Dirty Dancing, bugün 30'ların ikinci yarısını ya da 40'lı yaşlarını sürenlerin gençlik anıları arasında yer alıyor. Britney Spears, Backstreet Boys ve Usher gibi sanatçı ve topluluklar için çektiği video kliplerle tanınan yönetmen Bille Woodruff da günümüz gençliği için benzer tarzda bir filme imza attı: Honey. Dansçı olmak isteyen bir genç kızın öyküsünü anlatan filmde, Jessica Alba ve Mekhi Phifer başrolleri paylaşıyor.


FİLMİN KONUSU

Honey Daniels (Jessica Alba) hayatı boyunca hep bugünlerin gelmesini beklemiştir. Yıllardır eğitimini alarak geliştirdiği dans yeteneğini tüm dünyaya göstereceği günler gelip çatmıştır. Özlemini çektiği her şey artık sadece bir adım önündedir. Onu en çok seven insanlar bile, bu zor alanda dikkatleri üzerine çekebileceğine inanmamış, 'Mutlaka başaracağım' dediği zaman bile, hep kuşkuyla bakmışlardır. Ailesi tarafından önerilen ve güvenli gelecek vaat eden seçimlerden tatmin olmadığı için her şeye sırtını dönmüş; kendisini büyük kentin merkezine atmıştır. O artık bütün sokakları müzikle ve enerjiyle dopdolu büyük kentin kızıdır.

Ancak büyük kentte yaşayabilmek hiç kolay değildir. Buna rağmen, arzuladığı sonuca varmak için gereken her türlü mücadeleyi inatla ve gururla vermeye hazırdır. Çünkü hayallerinin, böylesine bir mücadeleye değer olduğunu düşünür. Her şeyden önce para kazanması gereklidir. Gün boyunca mahalledeki çocuklar için oluşturulan gençlik merkezinde hip-hop dansları öğretmeye başlar. Gece olup da yorucu çalışması sona erdiğinde soluğu kentin en gözde dans kulübünün pistinde alır. Eğitimini aldığı dans ile en büyük tutkusunun kesiştiği yer orasıdır. Honey artık keşfedilmeyi beklemektedir. Bu gecelerden birisinde Honey'in şans meleği ortaya çıkar. Danslarını gören bir video klip yönetmeni ona hayatının fırsatını verir...

 



 

 

Belli bir yaşa gelmiş pek çok insan gençlik yıllarına dönmek ister. Bunun tersi de mümkün elbette. Yetişkinliğe doğru yol alan pek çok yeniyetme de bir an önce büyümek ister. Yönetmenliğini Gary Winick'in üstlendiği Keşke 30 Olsam (13 Going on 30) bir an önce büyüyüp 30 yaşına gelmek isteyen bir genç kızın öyküsü üzerine kurulu sevimli bir komedi.

FİLMİN KONUSU

1987 yılıdır ve Jenna 13 yaşında, kadınlığın eşiğinde bir genç kızdır. Sorun şudur ki yetişkinlik çarçabuk gelmemektedir. Jenna anne babası tarafından bunaltılmakta, okulun popüler çocukları ve adını bile doğru dürüst bilmeyen aşkı tarafından görmezden gelinmektedir. En iyi arkadaşı ve komşusu Matt Flamhaff'ten başka zaman geçirecek kimsesinin olmamasından sıkılan Jenna, 13. yaş gününe okulun havalı çocuklarını davet eder. Ama parti tam bir felakettir. 'Cennette Yedi Dakika' oyunu için dolaba kilitlenen Jenna orada tek başına bırakılır ve kendini küçük düşmüş hisseder. Dolapta yalnız kalan Jenna tüm kalbiyle bir dilek tutar: Bir yetişkin olsam da, hep istediğim hayata kavuşsam diye geçirir içinden.

Mucizevi bir şekilde dileği gerçek olur...

 

 

Vizyonda bu hafta

Yengeç Oyunu

yazarı: ctiy |kategorisi: Vizyonda bu hafta |Tarihi: 7/4/2009

Yönetmen Ali Özgentürk
Oyuncular Ayça İnci, Ayşe Kökçü, Melda Yılmaz, Ensar Kılıç, Özcan Varaylı, Sevgi Onat, Burcu Tutkun Oruç, Pelin Acar
Senaryo Ali Özgentürk
Yardımcı Yönetmen Ali Kıvırcık
Yardımcı Senaryo Yazarı Gülsüm Öz
Görüntü Yönetmeni Marton Miklauzic
Kurgu Aylin Zoi Tinel
Ses Boris Trayanov
Yapımcı Şirket Asya Film
Türkiye Dağıtımı UIP Filmcilik
Gösterim Tarihi 3 Nisan 2009




Yengeç Oyunu Filmi Yapım Bilgileri

Tarihçi Halil İnalcık'ın Sabancı Üniversitesi'nde öğrencileriyle birlikte yürüttüğü araştırmaların ardından kitaplaştırdığı, 15. ve 16. yüzyıllarda gerçekleşen Osmanlı mahkemelerinin kayıtlarından yola çıkarak senaryosuna imza atıp yönetmen koltuğuna oturan Ali Özgentürk'ün yeni filmi “Yengeç Oyunu” Nisan ayında Türkiye çapında vizyona giriyor.

Avrupa Film Konseyi (Eurimages) ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli olan “Yengeç Oyunu”nda Ali Özgentürk, senaryo ve yönetmenliğin yanısıra yapımcılığı da üstlenmekte. Filmin başrollerinde ise “Alacakaranlık”, “Yanık Koza” ve “Karagümrük Yanıyor” gibi TV dizilerinden, “O Şimdi Mahkum” ve “Semum” adlı sinema filmlerinden tanıdığımız Ayça İnci; Türk televizyonlarının en uzun süre yayında kalan dizisi “Bizimkiler”den tanıdığımız Ayşe Kökçü, “Kurşun Yarası”, “Kurtlar Vadisi” ve “Hacı” adlı TV dizilerinde rol alan Özcan Varaylı'nın yanısıra Eskişehir'li genç ve yetenekli tiyatro oyuncuları rol almaktalar.

Küçük Kentin Büyük Kahramanları

“Yengeç Oyunu”, küçük bir kentin ayakta kalmaya çalışan büyük kahramanlarının, özellikle kadınların hikayesini anlatmakta. İstanbul üniversitelerinde tarih asistanlığı yapan Asya (Ayça İnci), yanına beş yaşındaki kızı İpek'i de alarak, kendine yeni bir hayat kurma umuduyla doğduğu şehre gelir. Kısa sürede üniversitede iş bulan Asya, öğrencileriyle birlikte, hepsinin hayatlarını değiştirecek sıra dışı bir projenin içinde bulur kendisini.

Eski Osmanlı mahkemelerinin belgelerini inceledikleri sırada, herkesin ilgisini çeken bir cinayet vakasıyla karşılaşırlar. Osmanlı döneminde namus cinayeti kisvesi altında işlenen ve beraat kararı çıkmış bir cinayet davasıdır bu.

Asya ve öğrencileri günümüzde de benzerlerine sıkça rastlanan cinayetin asıl sebebini araştırırlarken, davanın hâlâ hayatta olan taraflarından gelen zorluklarla birlikte, kendi hayatlarında yaşadıkları kişisel sorunları da çözmek için mücadele ederler.

Yengeçlerle dolu bir toplumda ayakta kalma mücadelesini anlatmakta “Yengeç Oyunu”.

Türk sinemasında bir ilk gerçekleşti ve Ali Özgentürk'ün “Yengeç Oyunu” filminin adı bir internet sitesinde binlerce kişinin katılımıyla yapılan anket sonucunda belirlendi. Ankette en çok oyu alan “Yengeç Oyunu”, filmin adı oldu.

Vizyonda bu hafta

| Sonraki »